7/24 Müşteri Hizmetleri 0850 222 0 420
Bizi Takip Edin
blog image Paylaş:

Dünyanın dört bir yanındaki son kullanıcılar, düşük kaliteli suyun yarattığı sonuçların acısını çekiyorlar. İster bir ev, isterse de bir fabrika, ticari veya tıbbi bir işlem olsun, herkesin suyun kalitesiyle ilgili olarak beklentileri ve talepleri bulunuyor. Tedarik edilen su kaynağı bu beklentileri karşılamadığında ise suyunuzu taleplerinize uygun hale getirmek için ihtiyacınız olan çözüm su arıtımında yatıyor.

Suyu arıtmanın amacı, suyu istenen son kullanıma uygun hale getirmek için suda bulunan kirli maddeleri yok etmek veya bu kirli maddelerin yoğunlaşmalarını azaltmaktır. Tedarik edilen suyun kalitesine ve son kullanıcının beklentilerine bağlı olarak, farklı su arıtma yöntemleri uygulanabilir/uygulanmalıdır.

Suyun kalitesiyle ilgili en yaygın sorunlar genellikle şunlardır:

  1. Suyun sertliği
  2. Demir ve/veya manganez
  3. Hidrojen sülfür
  4. Tadı, rengi veya kokusu
  5. Düşük pH

Suyun sertliği

Yağmur, kar vb. ile toprağa düşen su kendine has doğal bir yumuşaklığa sahiptir. Yumuşak su toprağa değdiği anda ya yüzeyde kalır (nehirler, kanallar…) ya da toprağın içine nüfuz eder. Çoğunlukla ise toprakta magnezyum ve kalsiyum iyonları bulunan yerlerde absorbe edilir. Bu işlem sırasında yumuşak su bu iyonları toplayıp sertleşecektir!

Bu sert su (özel bir kuyu veya belediye şebekesi aracılığıyla) sizin su ihtiyacınız için kullanılırken evinize ya da kullanım alanınıza girer ve aşağıdaki gibi birçok rahatsızlığa yol açabilir, hatta hasarlara neden olabilir:

  • %20’ye kadar artan ısınma faturası
  • Çamaşır, bulaşık, kahve makineleri, su ısıtıcısı gibi ev aletlerinin ömürlerinin kısalması
  • Duş, banyo, musluklarda tortu
  • Artan deterjan kullanımı
  • Deri rahatsızlıkları ve tahrişler

Demir ve/veya Manganez

Toprağa düşen su, kalsiyum ve magnezyum iyonlarının (suyun sertliği) yanı sıra demir ve/veya manganez iyonlarını da alır. Bu iyonlar genellikle suyun içinde görünmez, çözünük bir halde bulunurlar fakat havayla temas ettikleri anda çözünük demir/manganez iyonları oksitlenir ve çözünmez partiküller oluştururlar!

Bu su, şebekenizde kullanıldığında birçok rahatsızlık ve hasara yol açabilir:

  • Suyunuz kahverengi/kırmızımsı bir renk alır
  • Suyun kötü bir tadı olur
  • Çamaşırlarınızda, bulaşıklarınızda, duşunuzda kahverengi/kırmızımsı veya siyah lekeler olur

Hidrojen sülfür

Hidrojen sülfür, yeraltı sularında doğal yollardan meydana gelen bir gazdır ve organik maddelerin çözülmesi ile sülfür azaltan bakteriler tarafından üretilir. Yüksek bir hidrojen sülfür yoğunluğu içeren suyun doğuracağı sonuçlar:

  • Suyun ve bu suyla pişirilen yemeklerin kötü bir tadı ve kokusunun olması (çoğunlukla “bayat yumurta” kokusu/tadı olarak tarif edilir)
  • Çatal-bıçaklarda, mutfakta, tuvaletlerde lekeler ve renklerde solma

Tadı, rengi veya kokusu

Şebekeden gelen suyun içerisinde suyun tadını, rengini veya kokusunu önemli ölçüde etkileyen belli başlı organizmalar da bulunabilir. Çoğu vakada, bu durumun sebebi aşırı klor kullanımıdır. Her ne kadar zararlı olmasa da başta içecekler olmak üzere bu durumun doğurduğu sonuçlar göz ardı edilmemelidir.

Düşük pH

Suyunuzun pH değeri, suyunuzdaki hidrojen ve hidroksil iyonlarının ilişkisini gösterir. Suyunuzun pH değerinin yeterince yüksek olması önemlidir çünkü zararlı su da denilen asit su (düşük pH değerine sahip su) pirinç, bakır, çelik, demir gibi metal yüzeylerde paslanmaya yol açar.